E-ticaretin düşük sermayeli hali talep testiydi; orta sermayeli hali kendi markanı üretmektir. Private label denen model şudur: var olan ve satıldığı kanıtlanmış bir ürünü, bir üreticiye kendi markanla ürettirmek ve onu mevcut ürünlerden bir konuda daha iyi yapmak. Sermaye, ilk üretim partisine, ambalaja ve pazarlamaya gider.
Bu modelin oynadığı saha devasa: Amazon'un kendi raporlarına göre platformda satılan ürünlerin yüzde altmıştan fazlası şirketin kendisinden değil bağımsız üçüncü taraf satıcılardan geliyor. Türkiye'de de Trendyol ve Hepsiburada aynı modeli yerli satıcıya açtı. Yani raf sorunu çözülmüş durumda; sorun, rafa ne koyacağın.
Ne koyacağının haritası da herkese açık ve bedava: mevcut ürünlerin kötü yorumları. Bir ve iki yıldızlı yorumlar, müşterilerin kendi elleriyle yazdığı ürün geliştirme raporlarıdır: kapağı sızdırıyor, kumaşı ince, kılavuzu anlaşılmaz, kablosu kısa. O şikayetleri çözen ürün, pazara cevabı bilerek girer. En sık yapılan hata ise tam tersidir: en çok satan ürünün aynısını satmaya çalışmak, yani rekabetin en kanlı olduğu rafa en farksız ürünle çıkmak.
Bu bandın bütçesinde iki disiplin hayati. Birincisi aritmetik: ürün maliyeti, kargo, platform komisyonu (genelde yüzde on beş civarı), depo ve reklam gideri alt alta yazılmadan tek adet sipariş verilmez; bu hesabı yapmayan satıcı ciro yaparken zarar eder. İkincisi parti disiplini: ilk üretim küçük tutulur, çünkü ilk partinin asıl ürünü kar değil bilgidir. Hangi renk satıyor, iade neden geliyor, müşteri ne soruyor. İkinci parti o bilgiyle verilir ve gerçek kar genelde oradan başlar.
Kaynaklar: Amazon yıllık hissedar mektupları, üçüncü taraf satıcı oranları; e-ticaret platformlarının satıcı komisyon yapılarına dair güncel satıcı dokümanları.
Fikrini gerçekleştirecek ortağı bul
Polen, iş fikri olanlarla sermaye ya da yetenek ortağı olmak isteyenleri güvenle buluşturan ücretsiz bir platform.
Polen'i Keşfet
