Yeni bir dükkan açan herkes ciroyu düşünür. Oysa ilk yılda işletmeleri yoran şey ciro değil, nakittir. İkisi aynı şey gibi görünür ama değildir. Ciro, ay sonunda kağıt üstünde görünen rakamdır. Nakit, yarın sabah tedarikçiye ödeme yapman gerektiğinde kasada duran paradır.
JPMorgan Chase Enstitüsü bu konuda çarpıcı bir çalışma yaptı. Yüzbinlerce küçük işletmenin banka hesabı hareketlerini inceledi ve şunu buldu: ortalama bir küçük işletmenin kasasında, gelir tamamen kesilse yalnızca 27 gün dayanacak kadar nakit var. Restoranlarda bu süre 16 güne kadar düşüyor. Yani sokakta gördüğün, gayet iyi çalışıyor gibi duran işletmelerin çoğu, kötü bir aya karşı bir aydan az dayanıklılığa sahip.
Yeni açılan bir işte durum daha da zor, çünkü giderler gelirden önce gelir. Depozito, tadilat, ekipman, ilk stok ve ruhsat masrafları daha ilk müşteri kapıdan girmeden ödenmiş olur. Gelir ise yavaş ısınır. İlk aylar tanınma aylarıdır ve çoğu işletme tam da bu ısınma döneminde, iş kötü olduğu için değil nakit bittiği için kapanır.
Bunun panzehiri basit bir alışkanlık: kendi günlük yakma oranını bil. Kirayı, maaşları, faturaları ve düzenli giderleri topla, otuza böl. Çıkan rakam senin günlük maliyetin. Kasandaki parayı bu rakama böldüğünde, sıfır gelirle kaç gün yaşayacağını görürsün. Bu sayıyı haftada bir kontrol eden bir işletmeci, sürprizle değil planla yönetir.
Açılış öncesi için de yaygın kabul gören bir kural var: en az altı aylık sabit gideri kenarda tutmadan açılma. Bu kulağa fazla temkinli gelebilir. Ama ilk yılın gerçeği şu ki işler planladığından hep daha yavaş ısınır ve o altı aylık yastık, işini öğrenmen için sana zaman satın alır.
Kaynak: JPMorgan Chase Institute, "Cash is King: Flows, Balances, and Buffer Days" (2016).
Fikrini gerçekleştirecek ortağı bul
Polen, iş fikri olanlarla sermaye ya da yetenek ortağı olmak isteyenleri güvenle buluşturan ücretsiz bir platform.
Polen'i Keşfet
