Bir iş ortaklığının en kırılgan anı, işler iyi gitmeye başladığında ya da tam tersi kötüye gittiğinde ortaya çıkar — ve o anda elinizde net bir sözleşme yoksa, yıllarca sürecek bir dostluk bile birkaç haftada bozulabilir. "Ortaklık sözleşmesi nelere dikkat" sorusu, aslında zor konuşmaları en başa çekme sorusudur.
Polen'i Keşfet
Pay oranı ve katkı türü net yazılmalı
Sözleşmede kimin ne kadar pay sahibi olduğu kadar, bu payın neye karşılık verildiği de yazılmalı: sermaye mi, emek mi, yetenek mi, yoksa bunların bir karması mı? Bu netlik olmadan, ileride biri "ben daha çok çalışıyorum" ya da "ben daha çok para koydum" dediğinde tartışacak somut bir zemin kalmaz.Kâr paylaşımı ve karar yetkisi
Kârın ne sıklıkla (aylık, üç aylık, yıllık) ve nasıl dağıtılacağı, işletme giderleri karşılandıktan sonra mı yoksa brüt üzerinden mi hesaplanacağı yazılmalı. Ayrıca günlük operasyonel kararları kimin, büyük/stratejik kararları (yeni şube açmak, borç almak gibi) kimin vereceği de netleştirilmeli — eşit ortaklıklarda bu genelde oy birliği ya da belirlenmiş bir oylama eşiği ile çözülür.Ayrılık senaryosu — en çok atlanan madde
Ortaklıkların çoğu, "biri ayrılmak isterse ne olacak" sorusunu hiç konuşmadan kurulur ve tam da bu yüzden dağılır. Sözleşmede şu sorulara cevap olmalı: Ayrılan ortağın payı ne olacak, kime ve hangi fiyatla devredilecek? Ayrılık, işin devamını nasıl etkileyecek? Taraflardan biri vefat ederse ya da çalışamaz hale gelirse ne olacak? Bu senaryolar iyi niyetli günlerde, herkesin sakin olduğu bir anda konuşulup yazıya dökülmeli — anlaşmazlık çıktıktan sonra değil. Rekabet yasağı da (ortaklardan biri ayrılırsa, aynı sektörde rakip bir iş kurabilir mi, ne kadar süreyle kuramaz) genelde atlanan ama önemli bir maddedir.Sıkça atlanan diğer maddeler
Pay, kâr paylaşımı ve ayrılık senaryosu dışında, sözleşmede sık atlanan ama önemli birkaç madde daha var. İş fikrine ya da markaya ait fikri mülkiyet hakları (marka adı, logo, tarif, yazılım) kime ait olacak? Ortaklardan biri hastalanır ya da uzun süre çalışamaz hale gelirse ne olacak? Anlaşmazlık durumunda arabuluculuk mu, tahkim mi, yoksa doğrudan dava mı yolu izlenecek? Bu maddeler nadiren gündeme gelir ama gerçekleştiğinde sözleşmede hiç yer almamaları büyük belirsizliğe yol açar. Sigorta konusunun da (işyeri sigortası, sorumluluk sigortası kimin üzerine yapılacak) sözleşmede netleştirilmesi, beklenmedik bir kaza ya da hasar durumunda kimin sorumlu olduğunu baştan çözer.Sözleşmeyi düzenli gözden geçirin
Bir ortaklık sözleşmesi, imzalandığı gün donmuş bir belge değildir — iş büyüdükçe, yeni ortaklar katıldıkça ya da roller değiştikçe gözden geçirilmesi gerekir. Yılda bir kez sözleşmeyi birlikte okuyup güncel duruma uyup uymadığını değerlendirmek, küçük değişikliklerin resmî hale getirilmesini sağlar ve büyük anlaşmazlıkları önler. Özellikle işin ilk yılında sık değişen koşullar (kâr marjı, iş yükü dağılımı) nedeniyle, başlangıç sözleşmesinin "kesin ve değişmez" değil, "yaşayan bir belge" olarak görülmesi daha sağlıklı bir yaklaşımdır. Bu gözden geçirmeler, her iki tarafın da değişen beklentilerini erkenden dile getirebileceği düzenli bir zemin de yaratır.Sözleşmeyi resmileştirmek
Küçük ölçekli ortaklıklar için basit bir niyet mektubu yeterli görünse de, sermaye büyüdükçe noter onaylı bir ortaklık sözleşmesi ya da şirket ana sözleşmesi için bir avukata danışmak önemlidir. Polen gibi platformlar sizi doğru insanla buluşturur, ama sözleşme ve anlaşma süreci her zaman kendi sorumluluğunuzdadır — platform üzerinden hiçbir para transferi ya da hukuki aracılık yapılmaz, bu bilinçli bir tercihtir.Doğru ortağı Polen'de bul
İş fikri olanlarla sermaye ya da yetenek ortağı olmak isteyenleri güvenle buluşturan, tamamen ücretsiz bir platform.
Polen'i Keşfet
